İSLAMDA ÖFKE KONTROLÜ


İSLAMDA ÖFKE KONTROLÜ

Sevgili dostlar,

Bu hafta sizlere her ne kadar istemesek de zaman zaman hepimizi etkisi altına alan, çoğu zaman da tesirinde olduğumuzu dahi inkâr edip reddettiğimiz bir duygudan; öfkeden ve Sevgili Peygamberimizin bu duygu ile baş edebilmemiz, onu en güzel şekilde yönetebilmemiz için bize verdiği tavsiyelerden bahsetmek istiyorum.

Öfkeye sözlüklerde, engellenme, incinme, gözdağı vb. gibi bir durum karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık gibi anlamlar verilmiştir. Psikologlara göre öfke son derece doğal, evrensel ve insani bir duygudur. Karşılanmayan beklentilere doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara karşı kişinin verdiği tepki ile davranışta görünür hale gelir. İşte asıl mesele kişinin yaşadığı bu istenmedik durumlarda hissettiği öfke duygusunu ne kadar kontrol edebildiği yahut ne kadar bu duygunun esiri olup davranışlarının kontrolünü kaybettiğidir. Dilimizde var olan atasözleri ve deyimlerde de bu duygunun olumsuz sonuçlar doğurduğu defaatle vurgulanır. Öfke gelir göz kararır, öfke gider yüz kızarır. Öfkeyle kalkan zararla oturur gibi. Yine Sevgili Peygamberimizden bizlere nakledilen hadislere baktığımızda da bunun, insani bir duygu olmakla birlikte hâkim olunması gereken bir duygu olduğuna işaret edildiğini görüyoruz.

İbn Mes‘ud yoluyla gelen bir rivayete göre; “Resulullah (sav) bir gün, ashabına Siz pehlivan kime dersiniz? Diye sorar, ashap: Kimsenin kendisini güreşte yenemediği kişiye cevabını verir. Bunun üzerine Resulullah: Hayır, pehlivan kızdığı anda, öfkesine hâkim olandır.’’ Diye buyurur. Yine Ebu’d-Derdâ (ra) Peygamber Efendimiz’e:“–Cennete girmeme vesîle olacak bir şey öğretir misiniz?” deyince; Allah Rasûlü (sav)Öfkelenme!” buyurur. (Buhârî, Edeb, 76) Bir başka hadîs-i şerîfinde de Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Dikkat edin! İnsanların kimisi vardır yavaş öfkelenir, öfkesinden çabuk döner. Kimisi vardır çabuk öfkelenir, çabuk sakinleşir; bu iki haslet birbirini dengeler, dolayısıyla övmek veya yermek söz konusu değildir. Dikkat edin! Kimisi vardır, çabuk öfkelenir, geç sakinleşir. Bunların en hayırlısı geç öfkelenip, çabuk sakinleşendir. Bunların en şerlisi de çabuk öfkelenip geç sakinleşendir.” (Tirmizî, Fiten, 26/2191)

Rasûlullah (sav) öfkelenen bir insana şunu tavsiye etmiştir: “Biriniz kızdığında ayaktaysa otursun, öfkesi geçtiyse ne âlâ, aksi takdirde yatsın!” (Ebû Dâvûd, Edeb) Yine onun şu uyarısı her zaman hatırda tutulmalıdır. “Öfke şeytandandır. Şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. O hâlde biriniz öfkelendiğinde abdest alsın!” (Ebû Dâvûd, Edeb) Süleymân b. Surad (r.a.) şöyle anlatıyor: Peygamber (s.a.v.) ile birlikte oturuyorduk. İki adam kavga ederek birbirine sövüp hakaret etti. Birisinin öfkeden yüzü kıpkırmızı olmuş ve boyun damarları şişmişti. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) şöyle dedi: “Ben bir söz biliyorum ki eğer bu kişi onu söylese üzerindeki hâl kalkar. Eğer, “Eûzü billâhi mineşşeytânirracîm” (Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım) dese üzerindeki hâlden kurtulur.” . (Buhârî, Edeb, 102)

Rabbim hepimizi öfkesinin esri olan, otoritesini öfke üzerine inşa eden ebeveynler, idareciler, yöneticiler, arkadaşlar vb. olmaktan korusun.

Etiketler:


Bir Yorum Yaz




Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.